PAÜ Hastaneleri Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Toprak yaptığı

açıklamada şu bilgileri paylaştı: “8–14 Mart Dünya Glokom Haftası, glokom hastalığına dikkat

çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla dünya genelinde farkındalık

etkinliklerinin gerçekleştirildiği önemli bir haftadır. Glokom, halk arasında göz tansiyonu

olarak bilinen, görme sinirinde ilerleyici hasara yol açan ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme

kaybına neden olabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlediği

için ‘sinsi görme hırsızı’ olarak da adlandırılmaktadır ve gelişmekte olan ülkelerde hastaların

yaklaşık yüzde 90’ı hastalığının farkında değildir. Dünya genelinde yaklaşık 78 milyon kişinin

glokom hastası olduğu bilinmekte olup bu sayının 2040 yılında 111,8 milyona ulaşacağı

öngörülmektedir. Bu nedenle glokom, geri dönüşü olmayan körlüğün en önemli nedenlerinden

biri olarak kabul edilmektedir. Glokom her yaşta görülebilmekle birlikte özellikle 40 yaş

üzerindeki bireyler, ailesinde glokom öyküsü bulunan kişiler ile diyabet ve hipertansiyon gibi

sistemik hastalıklara sahip bireylerde risk daha yüksektir.”

Prof. Dr. İbrahim Toprak: “Glokomu erken fark et, görmeni koru”

Ailesinde glokom bulunan kişilerde hastalık gelişme riskinin 4 ila 10 kat daha fazla olduğuna

dikkat çeken Prof. Dr. Toprak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Glokomun en önemli özelliği erken

dönemde belirti vermemesidir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi erken tanı açısından büyük

önem taşımaktadır. 40 yaşından önce 2–4 yılda bir, 40–60 yaş arasında 2–3 yılda bir, 60

yaşından sonra ise 1–2 yılda bir kapsamlı göz muayenesi yapılması önerilmektedir. Glokom

tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değildir; ancak erken tanı ve uygun tedavi ile görme

kaybının ilerlemesi büyük ölçüde önlenebilmektedir.”