Cumhuriyet Savcısı, Prof. Dr. Hüseyin Bağ'ın Türk Ceza Kanunu'nun 257/1 maddesi kapsamında cezalandırılmasını talep etti. Müşteki vekilleri ise dosyadaki her işlemin ayrı ayrı suç oluşturduğunu savunarak sanığın farklı fiiller nedeniyle ayrıca cezalandırılması gerektiğini ileri sürdü. Mahkeme heyeti, Tamer Ceylan hakkında yapılan bazı görevlendirmelerin "kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı", ayrıca belirli bir süre boyunca "yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacı taşıyan işlemler" uygulandığı yönünde tespitlerde bulundu. Mahkeme kararında, sanığın eylemlerinin "yoğunluk ve süreklilik" taşıdığına dikkat çekildi.
Suçun işleniş biçimi, mağduriyetin ağırlığı ve eylemlerin sürekliliği dikkate alan mahkeme heyeti, Prof. Dr. Hüseyin Bağ hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmetti. Uygulanan indirimle cezayı 1 yıl 15 güne düşüren mahkeme heyeti, sanığın sabıkasız olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak olan Hüseyin Bağ ve müşteki Tamer Ceylan'ın 2 hafta içinde Denizli Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusunda bulunabileceği belirtildi.