
Seramik parçaları 500 yıl geriye götürdü
Attouda Antik Kentinin coğrafi yapısını, yerleşimini, geçmiş kültürünü, tarihi bilgileri ve nüfus yerleşkesini yakından inceleyen PAÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilge Yılmaz Kolancı, Attouda’yı diğer antik kentlerden ayıran özelliğinin yaşamın hala devam etmesi olduğunu belirtti. Doç. Dr. Bilge Kolancı, “İlerleyen dönemlerde kazı çalışmalarına başladığımızda konut dokularını korumak için restore etmek ve gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz. Kuzey tarafındaki boşluklarda da kazı çalışması yaparak antik kenti ortaya çıkarmak istiyoruz. Çalışmalara başlamadan önce Attouda Antik Kentinin elimizdeki verilerle MÖ 2.yy’da Helenistik dönemde kurulmuş olduğunu biliyorduk. Ancak yüzey araştırmasında bulduğumuz seramik parçaları bize antik kentin M.Ö 7.yy kadar uzandığını ve kentin geçmişini 500 yıl daha geriye gittiğini gösterdi. Jeolojik araştırmalarda taş türleri, kayaçların yapısı anlamında araştırmalar gerçekleştiriyoruz ya da buradan geçen eski döneme ait deprem fay kırıklarının ölçüm çalışmaları yapıyoruz. Toprağın üzerinde yapılan cihaz taramasını bilgisayar ortamına attığımızda bize toprak altındaki yapıların tomografisini sağlıyor. O yüzden jeolojik çalışmalar arkeolojik kazı çalışmaların büyük önem taşıyor” diye konuştu.





























Yorum Yazın